ARSA’nın da Aralarında Bulunduğu 117 Mülteci Liderliğindeki Kuruluş, BM Üye Devletlerine Mülteci Koruma Yasalarını Güçlendirme Çağrısı Yaptı
Sığınmacılar ve Mülteciler Dayanışma Derneği (ARSA), 41 ülkeden 117 mülteci liderliğindeki kuruluşla birlikte, Birleşmiş Milletler Üye Devletlerine 1951 Cenevre Sözleşmesi ve 1967 Protokolü dahil olmak üzere uluslararası mülteci koruma çerçevelerini güçlendirme çağrısında bulunan ortak mektuba imza attı.
8 Ekim 2025
BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) Yürütme Komitesi yıllık toplantısının devam ettiği bugün, 41 ülkeden 117 mülteci liderliğindeki kuruluş, BM Üye Devletlerini uluslararası mülteci, insan hakları ve insani yardım sözleşmelerine yönelik taahhütlerini güçlü bir şekilde yeniden teyit etmeye çağıran bir açık mektup yayımladı.
Sığınma bir haktır. Mülteci koruması hukuktur.
Mülteci Liderliğindeki Kuruluşlardan BM Üye Devletlerine Açık Mektup
Bizler, 41’den fazla ülkeden gelen ve bu mektuba imza atan 117 mülteci liderliğindeki kuruluş olarak, Birleşmiş Milletler Üye Devletlerini uluslararası insan hakları, mülteci koruma ve insani hukuk normlarını korumaya, sürdürmeye ve güçlendirmeye çağırıyoruz.
İnsana yakışır yaşam, koruma ve barışı güvence altına alan 1951 Mülteci Sözleşmesi ve 1967 Protokolü başta olmak üzere, bu yasal normları zayıflatma girişimlerinden derin endişe duyuyoruz.
Mülteci ve sığınmacılardan oluşan kuruluşlar olarak, devletlerin kararlarından doğrudan etkilenen kişilerin sesi oluyoruz. Bizim otoritemiz yaşanmış deneyimden geliyor: Korumanın uygulandığında ne anlama geldiğini, reddedildiğinde ise ne kadar yıkıcı sonuçlar doğurduğunu biliyoruz. Bu nedenle açıkça söylüyoruz ki, mevcut mülteci ve insan hakları çerçevelerini zayıflatma, değiştirme veya yerine geçirme girişimleri yalnızca bu sistemleri baltalamakla kalmayacak, aynı zamanda uluslararası hukuku ihlal edecektir. Bu tür değişiklikler milyonlarca insanın hayatını kurtaran koruma mekanizmalarını ortadan kaldıracak ve sayısız insanı zulüm, şiddet ve güvensizlikle baş başa bırakacaktır.
Bu çağrının aciliyeti inkâr edilemez. 2024 yılı sonu itibarıyla dünya genelinde 123,2 milyon kişi zulüm, çatışma, şiddet ve insan hakları ihlalleri nedeniyle zorla yerinden edilmiştir. Bunların arasında 42,7 milyon mülteci, 73,5 milyon ülke içinde yerinden edilmiş kişi (IDP) ve 8,4 milyon sığınmacı bulunmaktadır. Sudan (14,3 milyon), Suriye (13,5 milyon), Afganistan (10,3 milyon) ve Ukrayna (8,8 milyon) gibi ülkelerde yerinden edilme düzeyleri benzeri görülmemiş seviyelere ulaşmıştır. Bugün dünyada her 67 kişiden biri zorla yerinden edilmiş durumdadır.
Bu sayılar yalnızca istatistik değildir — bunlar, güvenliği ve geleceği devletlerin uluslararası hukuku uygulamasına bağlı olan aileler, çocuklar ve topluluklardır.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşturulan uluslararası hukuk çerçevesi, kalıcı çözümler ve kalıcı korumaya erişimin önemini, geri göndermeme (refoulement) ilkesinin trajedisini ve tüm mültecilerin sahip olduğu temel insan haklarını tanıyan tarihi bir kazanımdır.
Mülteci Sözleşmesi, Protokolü ve diğer insan hakları anlaşmaları; yaşamı korumak, kişilerin tehlikeye geri gönderilmesini önlemek, uluslararası istikrar ve iş birliğini desteklemek amacıyla hazırlanmıştır. Bu anlaşmalar, küresel, bölgesel ve ulusal güvenliği destekleyen ve ekonomik istikrarı güçlendiren temellerdir.
Bugün yaşanan küresel krizler, uzun süren şiddet ve kitlesel yerinden edilmeler; çoğu zaman bu yasal, insani ve ahlaki yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden kaynaklanmaktadır. İnsan hakları ve insani normların aşınması, doğrudan insan acısına, istikrarsızlığa, düzensizliğe, güvenlik risklerine ve yeniden başlayan yerinden edilme döngülerine yol açmaktadır.
Bu kritik dönemde, dünya uluslararası hukuka daha güçlü bir bağlılık ve sığınmacıları, mültecileri ve nihayetinde insanlığı koruma yönünde acil eylem gerektirmektedir.
Bu nedenle Devletleri aşağıdaki adımları atmaya çağırıyoruz:
-
İnsan hakları, mülteci ve insani yardım sözleşmelerini imzalayın ve onaylayın; bu taahhütleri ulusal yasalar aracılığıyla ve 1951 Mülteci Sözleşmesi’nin yaklaşan 75. yıldönümü kapsamında tanıtın.
-
Bu sözleşmelerin hem insanlar hem de devletler için faydalarını vurgulayın; güçlü koruma sistemleri kalıcı çözümler, istikrar, güvenlik ve insan onuru getirir.
-
Anlaşma yükümlülüklerinin uygulanmasına yönelik somut önlemleri paylaşın; adil iltica prosedürlerini güçlendirin, hak temelli mekanizmalara kaynak ayırın, milliyet, ırk veya din farkı gözetmeksizin yeniden yerleştirme programlarını genişletin ve özellikle mültecilerin çoğuna ev sahipliği yapan düşük ve orta gelirli ülkeleri destekleyin.
-
Bu sözleşmelerden çekilme, bunları zayıflatma veya yerine daha etkisiz çerçeveler koyma girişimlerine karşı çıkın; çünkü bu tür girişimler güvenliği, hukuku ve insan haklarını korumaz; aksine zulüm ve insan hakları ihlallerini derinleştirir.
Örneğin, mültecilerin ve sığınmacıların kaçtıkları tehlikeye geri gönderilmesi uluslararası hukukun açık ihlalidir ve acıyı artırır.
Tarih bize neyin tehlikede olduğunu hatırlatıyor. Sığınma hakkı, insanlığın kültürel ve dini geleneklerinin temel bir parçasıdır. Bugün hayatta olan pek çoğumuz, devletlerin yükümlülüklerini yerine getirmesi sayesinde korunabildik.
Kaygısızlık, yavaş tepki veya eylemsizlik örnekleri milyonlarca cana mal oldu; terk ettiğimiz, acı kaderleriyle baş başa bıraktığımız insanlar ortak tarihimizin kara lekesidir.
Zorla yerinden edilmiş olmanın ne anlama geldiğini birebir yaşamış kişilerce kurulan ve yönetilen kuruluşlar olarak, bu meseledeki sesimiz hayati öneme sahiptir. Bizler, bu korumaların gerekliliğinin yaşayan kanıtıyız ve insan haklarını koruyan, istikrarı teşvik eden çözümleri birlikte şekillendiren ortaklarız.
Sığınma ve mülteci haklarını korumak, yalnızca yerinden edilmiş insanları değil, insanlığın özünü korumaktır.
Bu kritik dönemeçte, tüm devletleri birbirleriyle ve özellikle mülteci liderliğindeki kuruluşlarla iş birliği içinde çalışmaya davet ediyoruz. Bu iş birliği, bireyleri zulümden, yerinden edilmeden ve ciddi insan hakları ihlallerinden koruyan uluslararası sistemi güçlendirecektir.
Dayanışmayla,
(amemo) mujeres en movimiento
ADORE Georgia
African Refugee Women-Led Network
African Youth Action Network
Amal Argentina
Angels Refugee Support Foundation
Apoyo a Migrantres Venezolanos, A.C.
Arakan Rohingya Society for Peace and Human Rights
Asociación civil Chamos Venezolanos en Ecuador
Asociación de Nicaragüenses en México, A.C
Asociación Venezuela en Ecuador AC
Asociación Venezuela Migrantes por el Mundo
Association SOS Nomade
Asylum-Seekers & Refugees Solidarity Association (ARSA)
Beautiful Rubies
Canterbury Somali Association
CIYOTA
Coalición por Venezuela
CODE CBO
Community Technology Empowerment Network
Congolese Civil Society of South Africa
Congolese Renaissance Movement
Congress of IDP Councils
Dadaab Development Organization
Dadaab Disability Aid
Dadaab Refugee Led Organizations Network (DARLON)
Dadaab Response Association
Dafikeso
DéNouTa Think Tank
DEWA project
ECA(Education and Climate Advocacy)
Ediget Youth Mentorship
Elena’s Light INC
Empower Youth Trust
Endam Home of Hope
Espero
Forcibly Displaced People Network
FSRC
Generation Aid
Give Hope Initiatives
greater Equatria
HALGAN CBO
HItma for Cultural and Social Development (HOCSD)
HODARI Foundation
Hope International Zentrum
Humanity and Nature Indigenous Women's Association INC
Ilalle Hill Organization
IRCA CASABIERTA LGBTIQ
Jumpstart Refugee Talent
Kakuma News Reflector (KANERE)
Kakuma Read Community-Based Organization
Kalobeyei Initiative for Better Life
Kazi Mbele Foundation
KWESU
Kyaka II Refugee-led Organizations Network (KRLON -Community Development Network (U) LTD
L'AFRIKANA
Lighthouse Equality Advocacy Project
Louisiana Organization for Refugees and Immigrants
Melanie&friends, inc
Migrans Nok Magyarorszag Egyesulet MINOK [Migrant Women's Hungary Association/ She4She]
Mombsa Refugee Union
MonyQadow
Moving Minds Alliance
Naath Keel (One People)
National Refugee-led Advisory and Advocacy Group
New International for Refugees & Immigrants
New Women Connectors
New Zealand Refugee Advisory Panel (NZRAP)
Newcomers with Disabilities in Sweden
North West House of Refuge
PACUHR -Panamerican and Caribbean for Human Rights
PAR
Pastoralist In Action Development Organization
Photofilm for Change
Program for Defying Violence against Women (PRODEVIOW)
Refugee Advisory Board (RAB) - Germany
Refugee Advisory Board Bulgaria
Refugee Advisory Board of Germany
Refugee Coalition for Climate Action (RCCA)
Refugee Congress
Refugee Dream Center
Refugee Interpreters Association
Refugee-Led Organization Network of Kenya (RELON-KENYA)
Refugees Seeking Equal Access at the Table (R-SEAT)
Refugees Urban Voices
Renewed Mind for Self-Reliance (RMSR)
Rise Above Reality Expectation Community Services Community
Safe Environmental Organization
Solidarity Initiative for Refugees
Somali Leaders Association of South Africa
South Africa Refugee Led Network
Supporting Hope and Aid for All Lives - SHAAL
Syrian Home
Tertiary Refugee Students Network
The Palestinian Business Women Association/ ASALA
Transformation Innovation Hub
Ujuzi Co-Creation Hub
Unifamily
United States Refugee Advisory Board
UP WITH AFRICA
Urise Initiatives for Africa
Veneactiva Colombia
Veneactiva Perú
Venezolanos En Barranquilla
Voice for Equity
We Are All America
Wide World for Refugee
Women Action For Rural Development Initiative (WARDI)
WOPEDE
Yes
Youth Association for Peace and Development YAPD
Youth Empowering Education Hub ( Y.E.E.H)
Youth Empowerment Action Resilience Network (YEARN)
Youth Empowerment and Development Access (YEDA)
Youth Social Advocacy Team (YSAT)
Youth Voices Community
اتحاد الاعاقة الحركية _ ولاية شمال دارفور - السودان

