Kayseri'de meydana gelen ve etkisi Türkiye geneline yayılan olaylara ilişkin kamuoyu açıklaması
Kamuoyunun dikkatine!
Türkiye Mülteci Konseyi (TMK) olarak 30 Haziran tarihinde Kayseri’de başlayan ve etkisi Türkiye geneline nefret söylemi ve ırkçılık içeren eylemlerle yansıyan olayları üzüntü ve endişeyle takip ediyoruz. Nefret söylemiyle alevlenen bir kıvılcımın ne denli hızla büyüyüp bir yangına dönüşebildiğini geçmişteki acı deneyimlerimizden biliyoruz. Bugün toplumsal barışı koruyabilmek için itidalli olmaya her zamankinden çok ihtiyacımız var.
Unutulmamalı ki, olayların başlamasına neden olarak gösterilen suç bireyseldir ve bütün bir sosyal gruba genellenemez. Yaşanan olaylar, bir suç iddiasına tepki olarak başlayıp suçsuz birçok kişiyi hedef haline getiren, hak ihlallerine yol açan bir hal almıştır. Süregelen olaylara dâhil olan tüm bireyleri ve sosyal grupları teyitli bilgiler ışığında sağduyulu davranmaya davet etmek isteriz.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (Madde 14), herkesin başka ülkelerde sığınma talep etme ve sığınma hakkı olduğunu belirtir. Sığınmanın bir insan hakkı olduğunu ve herkesin güvenli bir yaşam arayışında olma hakkına sahip olduğunu unutmamalıyız.
Hedef gösteren politik söylemler ve yanlış yönlendirmeler, ayrımcı söylemlerin nefrete dönüşmesinde en önemli tetikleyicilerdendir. Nefret söylemi, birçok suç unsurunu bünyesinde barındırır; toplumsal barışa, huzura ve kişilerin güvenliğine tehdit oluşturur. Bu nedenle sosyal medya kullanıcılarını ve medya temsilcilerini, bugün her zamankinden daha da özenle doğru bilgi ve güvenilir kaynaklara dayanarak hareket etmeye davet ediyoruz.
Toplumsal refahı gölgeleyen gelir dağılımındaki eşitsizlik, derinleşen yoksulluk, işsizlik gibi sorunlar, mültecilerin de dâhil olduğu toplumun kırılgan kesimlerinin tamamını etkilemektedir. Yaşanan zorlukların nedenlerini belirli toplumsal gruba atfetmek gerçekçi olmadığı gibi, çözüme katkı da sunmayacaktır.
Her gün mültecilere karşı yeni bir saldırı haberi alırken, mülteci işçi kaza ve ölümlerini, mülteci kadın ve çocuk cinayetlerini, haksız ve gerekçesiz geri göndermeleri ve Pazar gününden beri yaşanan saldırıları kaygıyla izliyoruz. Türkiye Mülteci Konseyi olarak göç konusunda dayanışma ruhunun zayıfladığı bu dönemde, ülkemizde giderek artan ayrımcı söylem ve eylemlere karşı toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten barış dilini sahadaki tüm aktörlerle birlikte inşa etme sorumluluğuna ortak olduğumuzu yinelemek isteriz. Adaletin sağlanması, zararların tazmini ve hukuksal çözümlerin takibi konusunda kararlıyız.
İmzacı Kurumlar
Türkiye Mülteci Konseyi
Türkiye Yerel STK İnsani Forumu
Yerelleşme Savunuculuk Grubu
عربي: https://drive.google.com/drive/u/1/folders/1ajHCYErgOQhR-iB0Fr1rkmAzKIAkpzkp
فارسی: https://drive.google.com/drive/u/1/folders/1pSfIU5cCFKxIIckEdZUCVNqr5Vr4GXKC

